Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika
Y9yWL.jpg>

1 MAYIS NE OLA Kİ?

1 MAYIS NE OLA Kİ?
01 Mayıs 2020 - 10:26 'de eklendi ve 453 kez görüntülendi.

DEĞİŞİM:


 

1 MAYIS NE OLA Kİ ?

Emeğin hakkı için ve Bozuklukla Mücadele Günü.

​“Maske ve eldiveni yetersiz olduğu için, eldiven ve maske talep eden işçiler, kargo işçileri işten atılıyor.”

Uğur Kartal, 27 yaşındaydı. Gaziantep AkınbellaTerlik Fabrikası’nda işçiydi. Fabrikada çalışırken yakalandığı koronavirüs nedeniyle 15 gündür tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. 40 gün önce nişanlanmıştı ve Kilis’liydi. Ailesine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyoruz. DİSK Tekstil Gaziantep Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen fabrikada işçilerin koronavirüse yakalandığını duyurduğu için geceyarısı gözaltına alınmıştı.
1856’da ilk kez sadece 21 Nisan Günü  için 8 saatlik İş Günü talebiyle bir gün grev yaptılar.Ve bu günü kutlama kararı aldılar. Ancak dalga dalga bu talep dünyaya yayıldı. Dünya emekçileri hakları için sokakları alanları doldurdular. Bu talepleri daha bilinçli bir kararla 1889’daki Uluslararası İşçi Kongresi’nde açığa çıktı. 400 delegenin katıldığı bu Kongre’de, sekiz saatlik işgününün birincil talep olmasına karar verildi. 1 Mayıs 1890 ‘da tüm dünyada işçiler için bir günlük kutlama artık kalıcılaştı. Ancak her ülkenin kendi emekçileri ayrıca 1 Mayıs için mücadele vermek zorunda kaldılar.

​E ne var bunda n’olmuş? İşte dediniz mi? 7-8 yaşlarında çocukların günde 16 saate varan çalıştırıldığı köleden hallice zamanlarda bunun ne kadar önemli olduğunu anlatmakta ve anlamak zor olmasa gerek. Aslında emek hırsızları ve onların uşakları hep 1 Mayıs’a karşı düşmanca tavırlarını sürdürdüler günümüze kadar. Yasaklamalardan tutun, katliamlar yaparak  işçi sınıfının gözünü korkutmaya, sözcülerini sindirmeye çalıştılar hep. Fakat sadece geçici olabildiler. Artık 1 Mayıslar başta işçilerin emekçilerin haklarını savunurken, tüm insan hakları ve ezilenlerin taleplerini dile getirdiği bir gün olmuştur. İşçilerin emekçilerin ve ezilenlerin hakları için birlik oldukları gündür. Her türlü kötülüğe karşı mücadele günüdür. Bozuklukla mücadele günüdür. İşin bayram kutlama yanı ise, bu haklar alınabildiği sürece böyledir.

​Yasa var kanun var da niye böyle bir şey ihtiyaç vardır. Bir grup işçinin, ya da bir tane işçinin başına bir iş gelse, iş yerinde haksızlığa uğrasa ve patronlar kendi iklimlerini hep işçiler aleyhine kullandıkları için, kanun yanına gelinceye kadar ömrü tükeniyor. Bunu bir başkasının kapısında çalışan her kes bilir. İşçi emeğiyle orada var olur. Çalışır ve çalıştığı işin karşılığında anlaştığı ücreti ve diğer anlaştığı haklarını alır.(“Hakettiğini” diye özellikle burada belirtmiyorum, ikisi ayrı  konudur. Ve başka bir yazı konusudur.) En çok bilineni sigorta primini cebine atmaktır. İşçi isteyince şartlarının kötülüğünden bahseder. Sigorta yapar. Gerçek ücretten yapmaz, asgari ücretten yapar, oradan da “kâr” eder. Mesai saatlerine uymak insafına kalmıştır. Mesai yaptırır, mesaisinivermez, doğru hesaplamaz. Tatil günleri çalıştırır, farklı hesaplaması  gerekirken, hesaplamaz. Başka bir hak var ise vermez. İşçi istediği zaman vermez. Biraz daha üstelese, dövmekten tutun da tazminatsız işten atmaya kadar türlü hak gasplarına ve zorbalığa gider. Tabi böyle şeyler karşısında, hak aramaktan aciz olan işçiden çalabildiği kadar çalar. Hiç mi mahkeme olmaz? Elbette olur. Bin vakadan birini duyarsınız. Örneğin kayıt dışı 2 milyon çocuk işçi çalıştırılır. Ne yaşları tutar ne de doğru dürüst ücreti verilir. Sosyal güvenlik zaten hak getire. Her yıl binlerce işçi kötü çalışma koşulları yüzünden hayatını kaybeder, sakat kalır, çalışamaz hale gelir. İşçinin kendi sorumlu olduğu bu iş cinayetlerinin çoğunluğu patronun masraftan etmekten kaçması sonucu ve gözü dönmüş kâr hırsı nedeniyledir. Onlarca inansın öldüğü böyle olayların sorumlusu patronlar ve üst düzey yöneticileri ceza bile almaz ya da çok az cezalarla salıverilirler, ellerini kollarını sallayarak gezerler.

​Patronlar neden bu kadar pervasızlardır. Çünkü onlarıngüvencesi daha büyüktür. Ve beslendikleri, korunup kollandıkları bir iklim vardır. İşçiler hakları için sadece mücadele etmek zorundadırlar. Hak konusu sadece ücretten ibaret değildir. Bir yerde sömürü var ise ve bütün şartlar bunun sürdürülmesi lehine kullanılıyorsa orada her türlü pislik vardır. 1 Mayıs bu nedenle her türlü haksızlığa karşı ve bozukluğa karşı mücadele günüdür. Kazanılan her şey insanlık için bir kazançtır.

Yaşasın 1 Mayıs.

Sevgiyle kalın.

Bülent Han

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER