Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika
Y9yWL.jpg>

Çocukluğumun Haymanasından-13

Çocukluğumun Haymanasından-13
03 Ocak 2021 - 17:11 'de eklendi ve 1496 kez görüntülendi.

Yazar; Safire Öztürk Aksarı


HAYMANALI

Çocukluğumun Haymanasından-13

( Evde Yapılan Kına Gecesi)

  Kına Gecesi, kadınlar arasında yapılırdı. Bir kişi büyük kasnağa gerilmiş deriden yapılmış Def(*) ’i çalar ve türkü söylerdi. Eğer def yoksa, büyükçe alüminyum tepsinin düz tabanını parmaklarıyla türkünün ritmine göre çalar söylerdi.

  Davetliler arasından iki kişi kalkar, karşılıklı birbirini selâmlar gibi durur, bekler. Türkü söyleyen kadın def çalıp söylemeye başladığında onlar da mahcup mahcup oynardı. Oynarken kollarını yana açmadan aşağı-yukarı hareket ettirerek parmaklarını şıklata şıklata oynarlardı. Karşılıklı gelir-gider, arada bir döner, bazen yan yana bazen de sırt sırta verip oynarlardı. Oyun sırasında küçük küçük adım atar, yere güçlü basarlardı.

  Oynayanlar mahzun bir yüz ifadesiyle oynar, duygularını dışa yansıtmazlardı. Sanki bir görevi yerine getiriyormuşcasına ciddi olurlardı.

  Türkü bittiğinde oynayanlar yerine oturur, kısa bir sessizlik olurdu. Büyükler genç kızların adlarını söyleyerek oynamaları için ortaya çağırırlardı. Adları söylenenler kalkar oynarlardı. Eğer nazlanan olursa, zorla kollarından çekiştirerek ısrarla oynamaları istenirdi. Kalktıklarında da bir güzel oynarlardı. Yaşlı kadınlar oyuna kalktıklarında elleri göbeklerinin üstünde sessizce dikilir, karşılıklı birbirine bakar, türkü başladığında da oynamaya başlarlardı.

  Türküler genelde hüzünlü olurdu. Aklımda kalanlardan bazıları:

Potin bağım çözüldü

Bağla da sevdiğim bağla

Ben gurbete (askere) gidiyom

Ağla da sevdiğim ağla

        —

Su sızıyor sızıyor

Taşların arasından

Eğil bir yol öpeyim

Kaşların arasından

       —

Telgrafın tellerine kuşlar mı konar

Herkes sevdiğine böyle mi yanar

 

   Daha sonraki yıllarda “Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” türküsü kına gecelerinin vazgeçilmezi oldu.  Kına yakılırken bu türkü söylenmeye başlandı. Oysa çocukluğumda kına yakacak kişi doğaçlama ağıt yakar, gelini ve orada bulunan herkesi ağlatırdı. Bu duruma “Gelini övmek” de denirdi.

   Kına yakacak kişinin mutlu bir evliliğinin olması gerekir. Bir gün önce erkek evi tarafından getirilen tepside kına ve kuru yemişler bulunur. Kına yakacak kişi kınayı bakır bir tasın içinde ılık su ile kararak hazırlardı.

   Gelin Bindallı(**) nı giymiş, başındaki kırmızı örtüyle herkesin görebileceği bir yerde oturur. Kına yakılacağı zaman avucunu açmaz, bekler. Kayınvalidenin verdiği altın avucuna konduğunda kına yakma töreni başlamış olurdu. Kına yakan kadın bir taraftan da ağıt söylemeye/yakmaya başlar. Bu arada gelen konuklara çerez dağıtılmış olurdu. Çerez; kabuklu fıstık, leblebi ve beyaz üzerine kırmızı çizgileri olan kaba şekerden oluşurdu. Zamanla çeşitlenerek poşete konulup dağıtılmaya başlandı.

  Kına küçük parçalar halinde herkesin eline verilir, isteyen o anda elinin ortasına yakardı.

  Yine kına da poşete kondu günümüzde. İsteyen evine götürüp evinde kınasını yakıyor.

  Kına yakan kişi, gelinin avucuna, parmaklarına ve elinin üzerine iplerle desen yaparak kınalardı. Kınaların üzerlerini yünle sarar, eldiven giydirir, bileğinden bağlardı. Aynı şekilde ayaklarına da iplerden desen yaparak üzerine kına yakar, yünle sarar ve çorap giydirirdi. Sabah kına yıkandığında ortaya çok güzel desenler çıkardı.

   Kına yakma töreni bittiğinde herkes evine dağılırdı. Bazı kına gecelerinde gelinin en yakın arkadaşları evde kalır, gece boyunca çeşitli şakalar yaparlardı.

  Bizim evde bizim dışımızda yakın akrabalarımızın kına geceleri yapıldı. Annemle babam akraba evliliği yaptıklarından bu sorun olmadı. Babam “Gençleri evlendirmek sevaptır” der, annem de elinden gelen fedakârlığı yapardı. Ya ekonomik durumları elvermediğinden, ya anne-babaları hasta olduğundan ya da anne-babalardan birisinin hayatta olmamasından kaynaklanıyordu. Örneğin; Musa amcamın kızı Hatice, Nazım amcamın kızı Menşure, Kemalettin dayımın eşi Rukiye yengenin…kına geceleri bizim evde olmuştu.

  Evimizde kına gecesi olduğunda biz çocuklar için eğlence olurdu. Ellerimize kına yaktırmak hoşumuza gider, sabahı heyecanla beklerdik. Nasıl bir desen çıkacağını merak ederdik. Oysa, annem için bu süreç oldukça yorucuymuş! Ne yazık ki, bizler büyüyünce fark edebildik…

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER