Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika
Y9yWL.jpg>

Çocukluğumun Haymanasından-21

Çocukluğumun Haymanasından-21
28 Şubat 2021 - 20:00 'de eklendi ve 327 kez görüntülendi.

Yazar; Safire Öztürk Aksarı

HAYMANALI

Çocukluğumun Haymanasından-21

(Lâdes Kemiği-Lâdes Tutuşmak)

   Çocukluğumda henüz hormonlu tavuklar yaygın değildi. Bugünkü gibi marketlerde, şarküterilerde, kasaplardaki et reyonlarında satılmazdı. Zaten marketler de yoktu, bakkallar vardı. Kasaplarda da et, sucuk ve sakatat satılırdı. Tavuk, piliç, horoz, kaz gibi kanatlı hayvanlar ya evin bahçesinde beslenir ya da pazara getirilen köylüler tarafından canlı olarak satılırdı.

  O zamanın tavukları bir başkaydı. Çünkü, doğal besleniyorlardı. Şimdiki gibi endüstriyel tavukçuluk yoktu. Günümüzde tavuklar temizlenerek,, her bir parçası farklı paketlerde tüketiciye sunuluyor.

  Bu yüzden günümüzün kent çocukları tavuğu bütün olarak göremiyor. Tavuk deyince ya kanat ya da but akıllarına geliyor.

  Uzun bir aradan sonra bütün tavuk almıştık. Pişirdim, yemek sırasında Lades Kemiğine rastlayınca birden çocukluğuma gittim ve anılarım canlandı. Lades kemiğini yıkayıp, kurutup vitrine koydum. Sonra da sokağımızdaki çocuklara Lâdes kemiği ve Lâdes Tutuşmakla ilgili sorular sordum. 7 çocuktan 3 tanesi Lâdes kemiğini görmüş ve Lâdes tutuşmuş, 4 çocuk ise, hiç Lâdes kemiği görmemiş ve Lâdes Tutuşmamış. Oysa; çocukluğumda her tavuk yediğimizde Lâdes tutuşurduk. Özellikle dayımla ben tutuşurdum. Ya Arap Mabel sakızına ya da şemsiye çikolatasına… Dayım (Ayakkabıcı Celal Öztürk) evlenene kadar bizimle yaşamıştı. Celâl dayım çok esprili ve dikkatliydi. Her tavuk yediğimizde Lâdes kemiği sofranın şenlenmesine neden olurdu. Kardeşler arasında da tutuşurduk. Ancak dayım en çok kandıracağı çocuk olarak beni gördüğünden hemen Lâdes kemiğinin bir ucunu kendi tutar, diğer ucunu da bana uzatırdı. Önce birbirimize ne alacağımız üzerinde anlaşırdık. Sonra da “Lâdes lâdes olsun mu? Olsun. Almayan … (gavur/Arap) olsun mu? Olsun!” diyerek Lâdes kemiğini kırarak yarışı/tutuşmayı başlatırdık.

  Lâdes tutuşmak her an dikkatli olmak, kandırılmamak demekti.Birisinin elindekini diğerine verdiğinde alan kişinin “Aklımda” demesi gerekirdi. Eğer alan kişi unutursa veren kişi “Lâdes” der ve bahsi /yarışmayı kazanmış olur. Kaybeden kazanana söz verdiğini yerine getirmek zorunda olurdu.

  Yine dayımla Lâdes tutuşmuştu ve ben ortaokul 1. sınıfa gidiyordum. Öğle yemeği için okuldan çıkmış, Matematik dersimize giren Zeki Apaydın (Albay) ile arkadaşlarım Dilek ve Ümit’le birlikte eve dönerken Saraçlarınmanifatura dükkânının önüne geldiğimizde dayım eline testiyi almış ve evden su getirmem için bana uzatmıştı. Ben testiyi elime alır almaz dayımın “Lâdes” demesiyle testiyi fırlatmam bir olmuştu. Testi kırıntıları caddeye dağılmıştı. “Lâdes” deyince hâlâ aklıma testinin kırılması geliyor.

   Dayım benim en dalgın hâlimi yakalar ve kandırırdı. Çok da eğlenirdi. Ama sık sık da alacağından vazgeçerdi. Seyrek de olsa kazandığımda sakız ya da çikolata alarak beni sevindirirdi.

   Dayımla bir araya geldiğimizde benim unuttuğum bazı ilginç Lâdes anılarımızı anlatır, güleriz. Celâl dayım gibi insanların sağlıklı ve mutlu yaşaması ve çok olması dileğiyle…

NOT:

Aslında Gâvur olmak/Arap olmak sözleri hoş değil. Çünkü başka bir dine sahip olmak ya da Arap olmak insanı küçülten özellikler değil. Önemli olan topluma, doğaya, hayvanlara zarar vermeden yararlı ve barışçıl olmaktır. Hiç kimse başkasından üstün değildir.

SÜRECEK…

28 Şubat 2021


SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER