Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika

Çocukluğumun Haymanasından-6

Çocukluğumun Haymanasından-6
25 Ekim 2020 - 20:28 'de eklendi ve 446 kez görüntülendi.

Yazar; Safire Öztürk Aksarı


HAYMANALI

Çocukluğumun Haymanasından

(Giysiler)

   Keşke Ankara’da üniversite okuyan birilerinin tez konusu “Folklorik Özellikleriyle Haymana” olsaydı! Şimdiye kadar araştırılmış, veriler toplanmış ve ürüne dönüştürülmüş olsaydı!

  Çünkü bu konuda Haymana farklı köyleriyle çok zengin bir veriye sahip. Dil, şive, atasözleri, gelenek ve görenekler, türküler, yemekler, giysiler…

  Haymana ve köylerinin dernekleri olduğunu biliyorum ama bu konuda çalışmaları oluyor mu?, basılı bir kitapları var mı? Hiç bilmiyorum…

  Yıllar geçtikçe insanlar tektipleşmeye başladı. Özgünlükler yok oldu.

  Çocukluğumda farklı köylerden gelen insanların giysileri de farklıydı. Elbette zamanla insanlar çağın koşullarına uygun pratik giysiler giyecek ve rahat edeceklerdi.

  Ama geçmişteki giysileri saklayıp günümüzdeki kuşaklara tanıtmak ve hikâyesini anlatmak gerekirdi. Örneğin 20 yaşlarımdayken Karahoca köyünde Lubitel marka bir fotoğraf makinesiyle çektiğim fotoğraflarla o günlere tanıklık etmiş oldum. Kadınlar günlük yaşamlarında o zamanlar kalın astarlı “çinti” dedikleri bol don giyiyorlar, üstlerine de hakim yaka göğsü nervürlü gömlek/“göynek” giyiyorlar. Bazıları lacivert-beyaz ya da bordo-beyz peştamal takıyorlardı.  Başlarına da altın dizili fes üzerine “yaşmak” dedikleri beyaz tülbent örtüyorlardı.

  Düğünlerde ise “bindallı” giyip gümüş kemer takıyorlardı. İne başlarına altınlı fes bulunmaktaydı. Yoksul olanlar altın yerine benzerinin bulunduğu fesler kullanıyorlardı.

  Hangi köyden geldiklerini bilmiyordum ama giysileri çok ilgimi çekerdi.

  Kadınlar siyah kumaştan omuzları vatkalı, kol omuzları pileli, kolların uçlarında metal sarı düğmeler bulunurdu. Ceket bele oturur, arkada pile ve üzerinde küçük bir kuşak düğmeli ceket önden sarı metal düğmelerle kapatılır. Altlarında kat kat üst üste giyilmiş büzgülü ya da pileli renkli etekler. Ayaklarında topuklu mes gibi “iskarpin” kırmızı-siyah renkte botlar. Yürüdükçe tak tak diye ses çıkarırdı. Başlarında “poşi”olur alınlarında ve ellerinin üzerinde dövme bulunurdu.

  Lazlar şimdiki Karadenizdekiler gibi giyinirlerdi.

  Kürtler kutnu kumaştan 3 parçadan oluşan 3 etek giyerlerdi. Başlarında poşi bulunurdu.

  Karasüleymanlılar çok parlak renkli giysiler giyerdi.

  Sivrihisarlılardan yaşlı kadınlar siyah çarşaf, genç kadınlar ise pardesü giyer, başlarını kapatırlardı. Erkekler simsiyah ütülü kuma takım elbise giyer, fötr şapka takarlardı. Sivrihisarlılar genelde terzilik yaparlardı.

 Her köyün kendine özgü yiyecekleri vardır. Örneğin; Karahoca’nın baklavası, gözlemesi, höşmerimi çok güzel olurdu.

 Her köy en iyi yaptığı yemeği, tatlıyı, ekmeği tanıtarak yine “Ortak Mutfak Kültürü”nü oluşturulabilir. Köy dernekleriyle Haymana dernekleri ortak çalışma yürütebilir.

 Umarım ayrıntılı araştırmaları her köy kendi büyüklerinden sorarak öğrenir. Varsa; giysi, fotoğraf  biriktirerek “Haymana’nın Ortak Belleği” adı altında bir müzede sergilenir.

 

SÜRECEK…

 

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER