Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika
Y9yWL.jpg>

KAPİTALİZM BOĞUYOR

KAPİTALİZM BOĞUYOR
07 Haziran 2020 - 22:19 'de eklendi ve 368 kez görüntülendi.

DEĞİŞİM KÖŞESİ YAZARI- Bülent Han

DEĞİŞİM:

KAPİTALİZM BOĞUYOR

​Birinin  boğazınıza çökmesi ve sizin tüm yalvarmalarınıza rağmen … Hemen herkes izlemiştir. ABD’de bir siyahın polis tarafından işkenceyle öldürülmesi ilk kez olan bir şey değildi elbette. İnternette benzeri cinayetlerin onlarca videosu dolaşmakta.  Ancak bu kez kameraların üzerine Korona’nın kontrol edilemediği ABD gerçeği vardı. İnsanların bunaldığı ve tam da korunması gerekenler tarafından boğazlarına çökülmesi patlamaya neden oldu. Gerçekte ne ırkçılık bitmiş ne de yoksul siyahları özgürlükler ülkesi bağrına basmıştı. Varsa yoksa ABD’nin kapitalist düzeninin devamı idi. Kapitalizm her zaman her şeyi kullanmakta sınır tanımazdı. Ancak bu kez gücü de dâhil olayları yatıştıramamıştı.

​Günlerce süren olaylar yeni polis cinayetleriyle sürüyor. Floyd’un ardına bir Floyd’da hapishanede öldürülüyor. Daha bu gün 75 yaşında yaşlı bir adam polis tarafından itilerek yere düşüp başından ağır yaralanıyor. Şu saatlerde hastanede yaşam savaşı verdiği haberleri geçiyor ajanslar.​Gösteriler sürüyor. Gösterilerde polise yönelik tepki şaşırtıcı değil. Biraz daha ilerisi polis araçları ve karakollara yönelik eylemler. Ancak bunlarla birlikte yağma olayları aslında ABD’de bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi oluyor.

​ABD, Korona salgını karşısında ciddi bir sağlık sistemi krizi yaşıyor. Ölümler anormal oranlarda seyrediyor. Son günrakamları 110 bin civarına ulaştı. Sokaklarda terkedilmiş tırlar içinde cesetler bulunuyor. Ve bu her şeyde olduğu gibi ilk ve en çok yoksulları vuruyor. Protestoların geceleri yağma olaylarına evrilmesi şaşırtıcı gelmiyor kimseye. Tabi Trump’ındaha sert müdahaleye zemin yaratmak için ajanlarca yağma ve yakma olaylarını körüklediği söylense de halkın bu olaylara zaten meyilli olduğu geçmiş zamanlardan da biliniyor. Zengin,varlıklı ABD’nin kentleri ilk karmaşada mağazaları yağmalayan insanların koşuşturmacasına tanık oluyor. Madem her şeyi her olanağı sunan sistem neden böyle bir şeye engelolamıyor? Yoksa tüm medya araçlarının işlediğinden bir başka gerçek mi var? Fırsatlar ülkesinde, siyahların yaşadıkları isyan,  Amerikan Rüyasından uyanış mı? Yoksa artık bir kâbus mu başladı? ​

​Aslında geçen yüzyılın sonuna doğru bir çok sosyolog ve bilim insanı bu yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren toplumsal olaylar, patlamalar yaşanacağına dair tespitler yapıyordu. Sosyolojik tahminlerden öte matematiksel hesaplamaların da gösterdiği buydu. Öyle ki Ocak ayında Davos’ta gerçekleşen Dünya Sosyal Formu’nda yayınlanan bir rapor malumun itirafı ve ilanı gibiydi. Yayınlanan iki raporda dünyadaki Servet Dağılımı’ndaki eşitsizliğine vurgu yapılıyordu. Bu eşitsizliğin önemli bir sorun teşkil ettiğini ve tüm dünyada ekonomik istikrarsızlığa neden olacağını ve bir an önce önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyordu. Eşitlikçi Toplumlar yaratmanın dünya ekonomisini de % 5 oranında büyüteceği vurgulanıyordu. Servet dağılımındaki eşitsizliğin sonuçları sıralanırken sağlık ve sosyal alanda yatırımlara ayrılan payın çoğaltılması gerektiği söylenirken, dünyadaki 82 ülkenin adı zikrediliyordu. Genel olarak “kapitalizmin işleyişindeki aksamanın, aşırı sömürmekten doğan yoksulluk karşısında aşırı zenginleşen azınlığın tedbirler alması zorunluluktur” deniyordu.

​Ne kadar güzel; dünyanın zenginleri hatalarını anlamışlar da çözüm için kafa yoruyorlar diye sevinmek gerek diye düşünebiliriz. Ancak çözüm önerilerinde sömürüyü ortadan kaldıralım da  adaletsizlik kökten çözülsün demelerini beklemek saflık olacaktı. Onlar da öyle düşünmüş olacaklar ki çözüm önerilerinin kapsamı “birazcık daha az sömürelim”edenk düşen bir yaklaşım oldu. Raporlar buna dair öneriler sundu.

ABD’de deki isyanın başlangıcı ne olursa olsun Korona Salgını’nın da hızlandırdığı bir tüm dünya kapitalizmine karşı hareketlenmeye neden oluyor. Henüz hiç kimse bunun adınıböyle koymamakta ve olayın etrafında sınırlı kalacak bir tepki olarak düşünmekteyken hatırlanması gereken Fransa’daki Sarı Yelekli’ler eylemi bize bunun böyle olmayabileceğeni de söylemiş oluyor. Şöyle ki ABD ‘de çok yüksek ölüm oranlarına rağmen Korona morona dinlemeyip halk sokaklara iniyor.

​Her hareket kendi karşıtıyla birlikte varolup gelişmekte. Karşı cenahı oluşturan ırkçı yaklaşımla birlikte, otoriter söylemleriyle Trump’ın hitap ettiği ve faşizan renkler taşıyan bir güruhun da sokaklarda silahlı olarak polislerle birlikte hareket ettiği de gözlemleniyor. Bu tür yaklaşımların  yeni bir şey olduğunun söylemek yanlış olur ki tüm dünya ırkçı söylemlerin arttığı, ırkçı partilerin oylarının yükseldiği, ırkçıların işlediği suçların çoğaldığı da bir gerçek. Kapitalizm krizine çare ararken her zaman olduğu gibi kitle desteğine ihtiyaç duyuyor bu nedenle faşist, ırkçı söylemlerebaşvuruyor. Ancak birçok ekonomistin de tespit ettiği gibi 1945’lerde öldürülüp gömülen Klasik Faşizm yerine yeni ve günümüze uyarlanmışı devreye sokulmak isteniyor.

​Kapitalizm ve emperyalizm yapısal olarak sürekli krizler yaşaması ve buna uygun tedaviler geliştirmesi yanında masada kalabilme ihtimalinin olduğu bir krizin yaklaştığının da tespitini yapıyor. Artık Kapitalizmin boğazına çökmesine tahammülü olmayan insanların sayısı öfkeli kalabalıklara dönüşüyor. Nefes alma mücadelesi tüm dünyayı etkiliyor.

​Sağlıkla ve Sevgiyle Kalın.

Bülent Han.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER