Haymana Haber | Haymana Haberleri | Haymana Gazetesi | Haymana Son Dakika

KEZBAN

KEZBAN
09 Ağustos 2020 - 20:22 'de eklendi ve 294 kez görüntülendi.

Köşe Yazarı; Bülent HAN

DEĞİŞİM KÖŞESİ

KEZBAN

Kezban …sıradan bir yaşam…Onun adı da Kezban’dı.Çarşamba öldü.(2015) Perşembe toprağa verdik. Bir alaycı ad takmaymış bu günlerde… 90 yaşında babaannem. Biz ‘ebem’ deriz. Onun adı da Kur’anda geçtiği için öyle konmuş. Ancak Orada da olumsuz bir ifade aslında. Ancak Kezban ismi ile buradaki farklıdır. Kezban Farsça kökenlidir. Ked-banu’dangelir… Ve Kezban’ın anlamı aşağıda anlattığım babaannemin yaşamının ta kendisidir. İşte anlamakla ilgili bir detay… 15 yaşında gelin 36 yaşında dul. 6 çocuk. “Haaydın gali!..” Haydın…Josef Haydın… (Joseph Haydn) Dedem at arabasıyla tarlaya tapana, yönünü atlar tarafına değil yan oturarak kendisinde 19 yaş küçük evlendiği Kezban ebeme bakarak gelip gidermiş. İlk çocukları ölmüş. Sonra arka arkaya iki kız, ilk kızın adı Kamer. İkincisi Günaydın. sonra babam Zühtü dünyaya gelmiş. Ardına Fevzi. Sonra Seçim ve en son küçük amcam İbrahim… İbrahim’e, dedem “Koç İbrahim” öldüğünde hamileymiş Kezban. Küçük ibo babasını görmemiş hiç…6 kardeş… Mide kanserine yakalanan İbrahim dedem üzerine de felç geçirerek bir süre yatalak kalmış. Genç Kezban 5 çocuk ve 7 aylık İbo’yla 36 yaşında dul kalmış. Sonrası benim de bir hayatım var, gencim, hayatı yaşayım dememiş. 6 çocuğa hem analık hem de babalık yaparak bir asıra yakın bir yaşamı oldu. Sülalemizin en yaşlısı olarak hayata veda ettiğinde torununun torununu ve onun da çocuğunu görmüştü. Onu hep elinde sitiller ve eteğinde köy yumurtalarıyla pazara gelip bir şeyler satarak hatırlamam sadece. Sürekli bir şeylere yetişme ve işlerin kalmaması gayretiyle hatırlarım.Çocuklarının ilk çoçuklarının büyümesinde hep onun emeği olmuştur. Bütün torunları büyük bir sevgiyle onu hatırlarken benim gibi ilk büyük torunu olanlar ayrı bir sevgiyle hatırlar. Köyde kaldığım zamanlar ebemin sürekli “haaaydın haaaydıngali”…diye sesi yankılanır kulağımda. Tarlaya gidilecek yola çıkılacak. Ağırdan almanın önündeki en etki sesli uyarısıydı.Sonraları ben de o öyle seslenince arkasından “Haydn!..Joseph Haydn!” diye seslenirdim. Aklıma hep bu besteci gelirdi, ben de ek yapınca hep beraber gülerdik…

6 Çocuğunu kimseden geri kalmayacak şekilde kendi emeğiyle, alın teriyle çalışıp kazanıp evlendirmişti. Onlar da ebemin sözünden hiç çıkmadan onunla birlikte mücadele etmişlerdi. Amcam bütün paramızı götürür ona verirdik. Onun içinden biraz çıkarıp bize verir “bunuda kendin harca” demesi en tatlı olanıydı ve o para da bitmezdi diye anlatır. Gün doğmadan köyün çeşmesine delikanlı babam ve amcalarıma çamaşırları götürtüp kimse görmeden tokaçlattırmasını anlatır babam. Dul olur, genç olur talibi çıkmaz mı?.. Hepsini geri çevirmiş. Çok net bir yaşam çizgisi belirlemişti. Ben neredeyse yarısına tanığım bu yaşamın. Köyden bir büyüğümüz zamanında şöyle bir söz söylemiş “Benim gibi on tane erkek olacağına Kezban gadın gibi bir tane olsun”.

Ebemi hep bu mücadeleci kişiliğiyle hatırlıyorum. Atalar yaşlanıp artık bir yerlere sığmaz olunca insan nereden geldiğini unutur. Oysa onlar olmasaydı biz olmazdık. Bu kadar net bir gerçek var mı? Onlar varlığımızın gerçek nedenidir. Bir toplum yaşlılarına yaklaşımıyla da değerlendirilebilir aslında. Yirmi yıldan fazla oldu. Ankaraya gezmeye getirdiğimde ebemle Anadolu Medeniyetler Müzesini gezdik. Yıllarca sohbetini yaptık. Koca bir ailenin en büyük çınarıydı. Doksan yıllık…Adı Kezban. Babaannem. Emek. Direnç. Kadın. Ana…Kezban gadın olmak kolay değil. Huzur ile uyu ebem. Kimi yaşadım sanır… Kimi de senin gibi kaç tane yaşamı vareder…

Torunun Bülent Han

Sağlıklı ve Mutlu günlerde,

Akıl ve Bilimle Kalın.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER