Haymana halkının birçoğunun henüz keşfetmediği, Dereköy-Çayraz hattındaki devasa jeolojik zenginlik, Ankara Üniversitesi için her yıl düzenlenen bir eğitim üssü haline geldi. Akademisyenler, Haymana’nın aslında dünyanın oluşum tarihini saklayan dev bir “açık hava müzesi” olduğunu belirtiyor.
Haymana’da birçok vatandaşın sıradan birer arazi veya ilginç şekilli taşlar olarak gördüğü bölge, meğer dünyanın en önemli jeolojik arşivlerinden biriymiş. Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden gelen 35 kişilik öğretmen ve öğrenci heyeti, her yıl olduğu gibi bu yıl da bu “gizli hazineyi” incelemek için ilçemizdeydi.
Halkın “Para” Dediği Taşlar Aslında Ne?
Bölge halkı tarafından genellikle “ataların bıraktığı taş paralar” olarak yorumlanan bu oluşumlar, bilimsel olarak bambaşka bir gerçeği fısıldıyor. Akademisyenlerin incelediği bu taşlar hakkında şu ufak detaylar dikkat çekiyor:
- Deniz Mercanları: Taşların üzerindeki o küçük gözenekli ve karmaşık desenler, milyonlarca yıl önce burada yaşayan canlı deniz mercanlarının fosilleşmiş hali.
- Deniz Salyangozları (Gastropodlar): “Para” zannedilen halka şeklindeki yapılar ise aslında tarih öncesi dev deniz salyangozlarının taşlaşmış kabukları.
- 30 Milyon Yıllık Deniz: Bu fosillerin varlığı, Haymana’nın 30 milyon yıl önce derin ve masmavi bir denizin tabanı olduğunun en büyük kanıtı.
“Haymana Halkı Bu Zenginliği Tanımalı”
Heyet yetkilileri, bölgenin jeolojik açıdan “haddinden fazla” bilgi sunduğunu ve dünyanın nasıl oluştuğunu anlamak için eşsiz bir laboratuvar olduğunu vurguladı. Öğrencilerini her yıl buraya getiren akademisyenler, bu tarihi mirasın sadece bilim insanları tarafından değil, tüm Haymana halkı tarafından bilinmesi ve korunması gerektiğini belirtiyor.


